DELİ GİBİ🫣

 O değil de

Geçen gün yolda yaptıklarını kendi kendini hararetli hararetli konuşan birini gördüm.

 El kol hareketleri kızla, gülücükler saçıyor, birilerine laf yetiştiriyor... 

Eskiden olsa ne yapıyorduk?

 "Garibim aklını kaçırmış herhalde" der, adımlarımızı hızlandırıp yanından geçerdik, değil mi?

Bir kez baktıktan sonra, adamın elindeki küçük bir çubuk, ucundaki telefon. 

Meğer deli değilmiş, "içerik üretiyormuş". Meğer ya "fenomenmiş"!

Durup şöyle bir düşündüm; gerçekten ne değişti?

Hiçbir şey! 

Eylem aynı: 

Adam veya kadın caddenin ortasında tek başına duruyor ve karşısında hiç kimse yokken konuşuyor

. Aradaki tek fark, elindeki o plastik çubukla kulağındaki minik kulaklık.

Eskiden deli diye acıdığımız şeyi, araya iki tane teknolojik alet girince bir anda "dijital başarı" oluştu.

İşinin komik olduğunu bilmiyor musun?

 Eskiden kendi kendine konuşanların başına gelen bazı şeyleri bilmez, kestiremezdik. Mevcutların karşısında kim var?

 O da belli değil! 

Telefon ekranını hızlı hızlı kaydırırken iki saniye bakarken görünen bir kalabalık... 

Yani konunun özünde, karşılarında gerçekten biri var mı yok mu mevcutlar de bilmiyor.

 Üç beş dijital beğeni uğruna caddenin ortasında kendilerine laf anlatıp duruyorlar.

Şimdi küçük bir deney mümkün:

 O insanın elindeki telefonu, tripodu, kulağındaki kulaklığı bir anlığından çekip alın. Geriye ne kalır?

Kaldırımın ortasında tek başına bağırıp çağıran, kendi kendine gülen biri...

Yani bizim deli.

Eskiden delilik bir gidişattı, şimdi takipçi sayın devamsa neşeli güzel bir meslek haline geldi. Kamerayı çıkarırken ortada kaldı.

 Sınır o kadar ince ki, takdiri artık size bırakıyorum!

Hele arkadaşımın konuşması geldi aklıma. 

Diyoriki.

Uyhaa! Ha bu zamanlarda gidişatına bak sen!  

Eskiden poyraz vurmuş gibi ortada duran birini gördüğümüz mü, 

"Vah garibum, aklini hamsi yemiş de kafayi yemiş, ruhu teslim etmiş" der, dualarla yanindan geçtik. 

Ha o zaman da bilmiyerduk karşisında kim var, kiminle çenelayir!  

Şimdi ne eski? Ha o deliler eski başımıza "fenomen"!

 Elina vardı bir tane çubuk, uçina takmiş telefonu, caddenin ortasında kendi kendine bağir durur! 

La ula kimsede yok karşisında ha!

 Baksam konuları zır deli, ama sorarsan "içeruk üreten biru"!  

Ula aradaki tek fark kulasındaki pille elindeki plastik çubuk! 

Ha o elinden bir alsan, gelecekte kalmak yine bizim eski sokak delisi!

 Eskiden delilik sürelerilikti, şimdi WI-FI bağlandı mu adı kariyer eski, parayi götüriyiler! Ha bunların da karşisinde kim var kendi de bilmeyir, üç beş beğeninin iç ekranını uşakluk editier!  

Ha bu yeni nesil monolog çağınıza da, sizin tripodunuza da hayde bakalum

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

EVET BİZ ALAN TANIDIK

SİZ OLSANIZ NE YAPARDINIZ

Sevgi; sürekli kazanılması gereken, bir hizmet karşılığında lütfedilen bir değer olmamalıdır