ÇOCUĞUNUZU BAKICIYA VERİN
Son zamanlarda birşey fark ettim,
etrafımda ne kadar “okumuş”, ne kadar “bilinçli” ve “disiplinli” ebeveyn varsa hepsinde aynı üst perdeden havalar:
“Aman ben çocuğumu anneme veremem, onlar kural bilmiyor!
Uyku düzenini bozarlar, şekere alıştırırlar.
Ben çok disiplinli yetiştirmek istiyorum, onlara söz geçiremem...”
Bakar mısınız şu kibire?
Kendi anne babasını beğenmeyen, onları yetersiz gören o “mükemmel” evlatlar türedi şimdi!
Hem de hepsi bebeğini özenti sosyal medya hesaplarıyla, Instagram masallarıyla büyütmeye çalışan anne babalar...
Harika bir fikir gerçekten, tebrik ederim!
Sakın ola çocuklarınızı o “kural bilmez” anne babalarınıza emanet etmeyin.
"Ne de olsa onlar sizi yetiştirdi".
Yoksa böyle nasıl disiplinli düşünceli olabilirdiniz ki.
Evet evet, koskoca sizi onlar büyüttü ama siz kadar “bilinçli” olamadılar, değil mi?
Onlara söz geçiremezsiniz, kural öğretemezsiniz...
Siz ki pedagog kitaplarıyla kafayı bozmuş, her şeyi en iyi bilen o kusursuz anne babalarsınız; güya bozar mısınız hiç o muazzam düzeninizi?
Gidin, yapın o çok “akıllıca” seçiminizi! Çocuğunuzu elin bakıcısına teslim edin, içiniz rahat etsin.
Tuttuğunuz bakıcı da zaten yüksek lisanslı, iyi eğitimli, mükemmel meziyetleri olan biriydi değil mi?
Verin bakıcıya...
Ya da ne bilsin insan, mahalleden sırf üç kuruş para için tutulan teyzeler mi bakacak çocuğunuza?
Hani şu sokak arasında dedikodu yapan, evden eve gezen mahalle teyzeleri...
Harika, bak gerçekten çok isabetli bir karar olmuş; böylece çocuğunuz daha minicikken o şahane mahalle ağzını da aradan öğrenmiş olur!
Ama sonra oturup eserinizi gururla izleyin. Bir çocuk kiminle büyürse onun aynası olur, onun kopyası olur.
Siz orada “disiplinli ebeveynçilik” oynarken, o çocuk gün boyu kimin yanındaysa onu emer. Konu artık siz ve size o karakteri veren kendi öz anne babanız...
Onların kültürünü, şefkatini beğenmeyip kapı dışı ettiniz ya; şimdi geçin karşıya, rahat rahat seyredin!
Çocuğunuz bakıcınız gibi konuşsun, bakıcınız gibi gülsün!
Büyüdükçe bakıcınız gibi kaşı gözü oynasın, onun tiklerini kapıp öyle büyüsün.
Bakıcı bağırsın, kızsın, çocuğu eziklesin; bakıcı nasıl biliyorsa çocuk da sevgiyi öyle tanısın.
Bakıcı sadece alacağı paraya bakar, çünkü ona para gereklidir, ne bekliyordunuz ki?
Sırf kendi ebeveyninizi beğenmiyorsunuz, onlara söz geçiremiyorsunuz diye çocuğunuzu elalemin insanın huylarına, mimiklerine terk etmek...
Gerçekten muazzam bir evlatlık, şahane bir "bilinçli" anne babalık örneği!
Sakın ama sakın kendi anne babanıza vermeyin çocuğunuzu.
Zaten onlar da artık kendilerine zaman ayırsın; sizi büyütüp "bilinçli ebeveyn" yapmışlar, yettiği kadar yetmişler.
Mazallah o beğenmediğiniz insanlardan dede, nine sevgisi, şefkati falan görür de çocuğunuz; bakıcınızın o şahane tiklerinden, mahalle teyzelerinin dedikodu dilinden mahrum kalır!
Aman aman, sakın ha... Hadi bakalım, kolay gelsin!
Yorumlar
Yorum Gönder