BEN 50 YAŞIMDA KENDİMİ TANIDIM
Hayat, çoğumuz için başkalarının senaryolarında rol üstlenerek geçip giden uzun bir maraton.
Yıllarca çağrıldığımız her yere koştuk, her derdi kucakladık, her yaranın merhemi olmaya çalıştık.
Kendi ruhumuzun yangınlarını söndürmeyi unutup, başkalarının rüzgarına siper olduk.
Ben de öyle yaptım.
Yıllarca herkesin hayatında güvenli bir liman, sığınılacak bir omuz, bitmek bilmeyen bir dayanak oldum.
Sormadı kimse "Sen nasılsın?" diye; çünkü ben hep "halleden", hep "yetişen", hep "var olan" kişiydim.
Derken bir gün zaman durdu.
Takvimler 50’yi gösterdiğinde, aynadaki yüzle ilk kez gerçekten göz göze geldim.
O gün gerçekten çok kırılmış çok yıpranmış ve çok acı çektiğim bir gündü.
Ve o gün, hayatımın en sarsıcı gerçeğiyle yüzleştim:
Ben kendimle ancak 50 yaşımda tanışabildim.
Bunca yıl herkesin hayatına koşarken, en çok kendime geç kaldığımı anladım.
Şimdi çevremdekiler bakıyor ve "Sen çok değiştin" diyorlar.
Kimisi sitem ediyor, kimisi mesafeli buluyor, kimisi de belki içten içe bencil olduğumu düşünüyor.
Oysa yanılıyorlar.
Ben değişmedim; ben sadece başkalarının yüklerini omuzlarımdan indirdim.
Yıllar sonra ilk kez sınırlarımı çizdim, yorulduğumda "hayır" demeyi, kendi sessizliğimi korumayı öğrendim.
İnsanlar alışkın oldukları faydayı sizden göremediklerinde adınızı "değişti" koyarlar. Çünkü sizin kendinize verdiğiniz değer, onların konforunu bozar.
Artık kimsenin 'her an hazır' limanı değilim. Kimsenin hayatında figüran olmaya da niyetim yok. 50 yaşında kazandığım bu benlik, başkalarının siteminden de konforundan da çok daha kıymetli.
Kimsenin tribini, endişesini, asık yüzünü, kırılmış yönlerini, görmek istemiyorum, mutlu olunca aklına gelmeyen derdi olunca arayan olmak istemiyorum.
Kendimden sıkıldım.
Kendimden nefret ediyorum, neden bu kadar iyiyim diye öfkelenip sinir oluyorum, sakinliğimi korumak istemiyorum.
Geç mi kaldım?
Belki biraz.
Ama hayatın ikinci yarısını başkalarının beklentilerine göre değil, kendi hakikatime göre yaşamak için harika bir yaştayım.
Geç oldu ama oldu:
Ben artık en çok kendime lazımdım ve en çok kendime geldim.
Ben kendimle 50 yaşında tanıştım
Bu güne kadar da herkesin herşeyine yetişmeye çalıştım
Ellerim dizlerim sırtım daki yaralar ile bu güne kadar yürümedim koştum
Şimdi hiç kimse için aynı kişi değilim
Değiştim......⬇️
"50 yıl başkalarının hayatına yetiştim; meğer en çok kendime geç kalmışım. Bugün sınırlarımı çizdim diye 'değişti' diyorlar. Oysa ben değişmedim, sadece özüme döndüm."
"Herkesin her şeyine koşan o eski ben yok artık. Kimse sormasın niye diye; çünkü ben kendimle ancak 50 yaşımda tanışabildim."
"Alışkın oldukları faydayı bulamayanlar adımı 'değişti' koydu. Varsın desinler; ben başkalarının konforu olmayı bıraktım, kendi hayatımın başrolüne geçtim."
"Yıllarca herkes için fırtınalara siper oldum. 50 yaşında anladım ki; benim rüzgarım da dalgam da artık ancak kendime yetiyor."
Yorumlar
Yorum Gönder